Hayata Gözlerinizi Yummadan Önce Ne Yapın Edin Bu Dizileri İzleyin Babuşş

Ölmeden önce izlenmesi gerekenler serisini ilk ayağı olan yabancı dizilerle karşınızdayız. Bu bölümde şahsi olarak diğer sitelerden ve insanlardan bağımsız oluşturduğumuz liste yer almaktadır. Umarım listemizi beğenirsiniz. Beğenmeyen varsa açıkça söylesin ağzını burnunu dağıtırım, şaka şaka hepsini izleyin çok iyi :))

  • 1. The X Files (1993)

    The X Files

    Dizi, Fox Mulder (David Duchovny) ve Dana Scully (Gillian Anderson) isimli iki FBI ajanının maceralarını konu almaktadır. Dizide, ajan Fox Mulder ve Dana Scully FBI'ın X-Files (Gizli Dosyalar) departmanına atanmış iki ajandır. Bu departman çözülemeyen, tuhaf ve paranormal olaylarla ilişkisi bulunan dosyalardan sorumludur. Ajan Fox Mulder, paranormal olaylara ve uzaylı komplosuna "inanan" bir bakış açısı sergilerken, Ajan Dana Scully ise bilimi rehber alan kuşkucu bir tavırla hareket eder. Dolayısıyla, The X Files'da aktarılan olaylar, bu iki ajanın "inanan" ve "kuşkucu" bakış açıları çerçevesinde ele alınır. Böylece ortaya, zekice kotarılmış, izleyiciyi konu üzerinde düşünmeye iten, izlemesi oldukça zevkli bölümler çıkmaktadır.

  • 2. Friends (1994)

    Friends

    Türkçe’ye “Sıkı Dostlar” olarak çevrilmiş, 1994 ve 2004 yılları arasında resmen efsaneleşen bir dizi olarak Friends; belki de son dönemin en çok özlenen dizilerinden bir tanesi. David Crane ve Marta Kauffman’ın yaratıcılığında; Jennifer Aniston, Courteney Cox, Lisa Kudrow, Matt Leblanc gibi oyuncuların oyunculukları üstlendiği Friends’te; hiç şüphesiz oyuncular artık karakterleriyle bütünleştiler ve günümüzde; gerçek isimleriyle dahi tanınmıyorlar. Dostluk, aşk, sevgi, değer verme, vefa gibi kavramların oldukça güzel bir biçimde işlendiği, dönemin en güzel komedi dizilerinden Friends; kurgu olarak New York’ta geçiyor ve 3 kadın, 3 de erkeğin hikayesini bizlere aktarıyor. 20’li Yaşlardaki bu altı kişilik arkadaş grubunun, hayatlarının bir biçimde kesişmesi sonucunda muhteşem bir dostluk ilişkisi kurmaları; mizah, güldürü ögelerini bir arada getirirken aynı zamanda dostluk ögesini de işin içine katması, diziyi hiç şüphesiz efsaneleştiren etmenlerden bir tanesi.Pek çok ülkede, dizi sektörünün kurgusal bazda “arkadaşlık, dostluk ve komedi” üçgeninde birleşmesini sağlayan Friends’in varyasyonlarını o dönemde, Türk dizilerinde de sıklıkla görebilmiştik. IMDB üzerinde 9,0 puanla tüm yılların en çok izlenen dizilerinden bir tanesi olan, bir adet Golden Globe ödülü sahibi; bunun dışında 68 ayrı uluslararası ödüle layık görülen Friends’in herkes için biçilmiş kaftan olduğunu söylememiz mümkün.Siz de, hem komedi etmenleriyle dolu hem de içinizi ısıtacak bir kurgu arıyorsanız; yirmi dakikalık bölümleriyle Friends’i kesinlikle izlemelisiniz.

  • 3. Oz (1997)

    Oz

    Oswald Hapishanesi'ne hoş geldiniz... Ama Oz adıyla da bilinen bu özel hapishaneye adım attığınzda, 'hoş bulduk' demek de biraz zorlanacaksınız; çünkü Oz'da sınır tanımayan, sert olaylara tanıklık edecek ve mahkûmlarla gardiyanların nasıl bir psikolojiye sahip olduklarını çok daha iyi anlayacaksınız... Suçluları ıslah edebileceğini düşünen bir idealist olan Tim McManus (Kinney) tarafından yönetilen bu cezaevinin tüm sakinleri, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilimek için mücadele veriyor; çete üyeleri, eşcinseller, Latinler, Müslümanlar... Kimi uyuşturucu ticareti ya da diğer gruplar üzerinde güç kazanabilmek için savaşıyor. Kimi paranın peşinde; kumar oynayarak ya da başka türlü dümenlerle paraya kavuşmaya çalışıyor. Bazı mahkûmlar ise sadece tahliye olabilecekleri günü görebilmek için hayatta kalmaya çalışıyor, hatta sadece yarını görebilmek için...

  • 4. The Sopranos (1999)

    The Sopranos

    New Jersey’de bir Amerikan-İtalyan mafya ailesi patronu Tony Soprano’nun meslek, suç, şiddet, aile, adalet ve dostluk kavramları arasındaki denge kurma mücadelesi üzerine kurulmuştur. Dizi aynı zamanda Soprano ailesinin bireyleri ve Tony’nin yakınında bulunan insanların hayatından da kesitler sunar. Dizinin senaryosunda belki de en önemli yeri tutan Tony ve psikiyatristi Dr. Jennifer Melfi arasındaki diyaloglar, 6 sezon boyunca suç-ahlak dengesinin tartışılması açısından dizinin en çok hatırda kalan sahneleri olmuştur. Dizinin ilk bölümü HBO kanalında 10 Ocak 1999’da gösterilmiş; 6 sezon ve toplam 86 bölüm sonunda 10 Haziran 2007’de final bölümü ile sona ermiştir. The Sopranos bir çok ödül kazanmasının yanında (21 Emmy Ödülü, 5 Altın Küre dahil), Amerikan dizi yazarlarının çoğu tarafından gelmiş geçmiş en iyi TV dizisi olarak gösterilmiştir. Dizi 6 sezon devam etmesi ve büyük beğeni toplaması ile Amerikan popüler kültüründe de önemli bir yer kazanmıştır. Dizideki pek çok sahne, diğer televizyon programlarına konu olmuş, Tony Soprano’nun yaşamı bu programlarda tartışılmış, dizi hakkında karakter analizi konulu kitaplar yazılmış, bir bilgisayar oyunu yapılmış ve başta dizi müziklerini içeren albümler olmak üzere pek çok ticari ürüne ilham vermiştir. Tony Soprano rolündeki James Gandolfini’nin oyunculuğu pek çok otorite tarafından olağanüstü olarak değerlendirilmiştir.

  • 5. The Wire (2002)

    The Wire

    Amerika’nın 26. büyük şehri, Maryland eyaletinin ise en büyük şehri Baltimore’un yaşamadan bilemeyeceğiniz hikayesini izlemeye hazırlanın. Çünkü TV’da hikaye anlatıcılığının öncüsü The Wire, hafızalardan kazınması imkansız bir destan yazmaya geliyor. Özel bir programın uygulandığı bir hapishanede yaşananları konu edinen OZ ve mafya kavramının üç-beş silahlı adamdan çok daha başka anlamlara da geldiğini cesurca anlatan The Sopranos, HBO’nun o tarihe kadar çıkardığı en başarılı, en sıradışı yapımlardı. Bu iki dizinin başarısının üzerine yapım şirketi, ‘bağımsız ve kaliteli yayın’ ilkesini benimsediğini anlatabilmek için yeni bir dizi arayşına girişti. İşte tam da bu sırada 2000 yılında aynı adlı kitabını mini diziye uyarladıkları The Corner’ın yaratıcısı David Simon yepyeni bir projeyle kanalın kapısını çaldı. İlk sözleri de “Bunun bir polis-suçlu kovalamacası olmayacağına yemin ediyorum. İlk bakışta öyle görünecek. Ama bir Baltimore hikayesi olacak”tı. The Corner nasıl konusunu gerçek insanlar ve gerçek mekanlara dayandırıyor ama ‘köşe’deki uyuşturucu ticareti fonunda karakterlerin öykülerini anlatıyorsa The Wire da suç, suçlu, adalet, adalet mekanizmaları, kentsel dönüşüm, siyasi otorite ve öteki kavramları üzerinden Baltimore’un yaşam dinemiklerini ve Baltimore’da var olma şekillerini göz önüne seriyor. İyiyle kötünün ayrımına varmakta zorlanacağınız, her sezonunda varoşlardan eğitim sistemine, büyük suç örgütlerinden, dolandırıcı sendikalara Baltimore’un farklı bir köşesine keşfe çıkacağınız The Wire, HBO’nun itibarını artırmanın yanı sıra TV dünyasına da gerçekçilik, görsel hikaye anlatımı ve sosyal eleştiri gibi kavramlar kazandırdı.

  • 6. Lost (2004)

    Lost

    Lost Sydney, Avustralya'dan Los Angeles' a uçan ticari bir uçağın Güney Pasifik civarında düşmesiyle esrarengiz tropikal bir adada kazadan sağ kalan kimselerinin yaşamlarını anlatan Amerikan yapımı olan bir dizidir. Her bölüm tipik olarak, bir karakterin flashbacklerle geçmişiyle birlikte anlatılmaktadır. Dizinin yaratıcıları Damon Lindelof, J. J. Abrams ve Jeffrey Lieber'dır. Bölümler Oahu, Hawaii'de çekilmektedir. İlk bölüm olan Pilot bölümü 22 Eylül 2004'de yayına girmiştir. ABC Studios, Bad Robot Productions ve Grass Skirt Productions tarfından yapılan dizi Amerikan ABD'de ABC televizyonuda yayınlanıyor. Lost'un müziklerini Michael Giacchino besteledi. Büyük oyuncu kadrosu ve çekimlerin Hawaii'de yapılmasının maliyeti ile Lost en pahalı televizyon yapımlarından biridir. ABC'de yayınlandığı ilk yılda bölüm başına 16 milyon izleyici ortalamasına ulaştı. 2005'te En İyi Drama Dizisi dalında Emmy, 2006'da En İyi Televizyon Draması dalında Altın Küre ve 2006'da En İyi Oyuncu Kadrosu dalında SAG Ödülü de dahil olmak üzere birçok ödülün sahibi oldu.

  • 7. House M.D. (2004)

    House M.D.

    Dr. Gregory House, New Jersey'deki Princeton-Plainsboro Hastanesi'nin Tıbbi Tanı Uzmanlığı Departmanı'nın başındaki doktordur. Kendini aşırı beğenmesi, takıntılı davranışları, insanları önemsememesi ve boşvermişlik gibi özelliklerine rağmen ünü dört bir yana yayılmış biridir. Uzmanlık alanı, bulaşıcı hastalıklardır . Hiç kimsenin tanı koyamadığı hastalara bir bakışta tanı koyarak onların hayatlarını kurtarmaktadır. Ekibinde yer alan doktorlar; onu sürekli gözlem altında tutmaya çalışmaktadır fakat ondan da asla vazgeçememektedir. Çünkü en zor durumlarda hastaları kurtaran hep odur.

  • 8. Doctor Who (2005)

    Doctor Who

    Muhakkak ayrıntıları Whovian arkadaşlarınızdan duymuşsunuzdur, ancak belirtelim. Doctor Who, sizin tahmin ettiğinizden daha uzun süredir devam eden bir yapıt. Modern olarak ilk bölümü 2005’te yayınlanan bu harika yapıtın 1963’te birinci doktorun gelişiyle başladığını bilmekteyiz. O dönemde William Hartnell ve Richard Hurndall tarafından canlandırılan doktor, şimdilerde geleneğini değiştirmeyerek her iki, üç sezonda bir değişim gösteriyor. BBC tarafından hazırlanan Doctor Who’nun, bir zaman makinesini çalan bir zaman lordunun hikayesini bizlere aktarıyor. IMDB üzerinden 8,8 puan alan ve bugüne kadar yüzbinlerce kişi tarafından oylanan Doctor Who, en çok oylanan diziler arasında da 98’inci sırada yer alıyor. Yapıtın bugüne dek kazandığı 106 ödül ve 166 ödül adaylığı olduğunu da bildirelim.Matt Smith, Peter Capaldi, David Tennant ve geçmişte yaşamış pek çok doktoru başrolünde oynatan Doctor Who; kurgu olarak genelde her bölüm, farklı bir macera şeklinde ilerliyor ancak temelde düşmanlar ve nitelikleri hep aynı; sezon sonunda ise muhakkak o düşmanlarla karşılaşan bir doktorumuz var. Zamanda yolculuk yaparak, her doktorun değişen asistanı ile birlikte keyifli maceraları bizlere yaşatan Doctor Who’yu bugüne dek severek izlemeyen olmadı. Siz de, keyifli ve bir o kadar da macera dolu yapıtlar seyretmekten hoşnutsanız, Doctor Who’yu tarafınıza kesinlikle öneriyoruz. Şüphesiz, zamanda yolculuk yapmak herkesin hayali ve Doktor, bunu kurgu da olsa; gerçek kılmaya en yakın adam.

  • 9. Prison Break (2005)

    Prison Break

    Tüm dünyanın Lost ile birlikte o dönem takip ettiği en önemli dizilerden biri olarak kabul edilen Prison Break’i hâlâ izlemediyseniz; sizi biraz bu tarafa alalım. Her bölümü hayranları tarafından her hafta iple çekilen, belki de yabancı dizi sektörünün bu kadar popüler hale gelmesini sağlayan en önemli yapıtlardan Prison Break, 2005 ile 2009 yılları arasında fırtına gibi esmişti. Aksiyon, suç ve dramın söz konusu olduğu bu yapıtın Türkçe’si “Büyük Kaçış” olarak isimlendirilebilir. IMDB üzerinden 8,5 puan alan diziyi bugüne dek 362 binden fazla kişinin değerlendirdiğini de bildirelim. Paul Scheuring’in yaratıcılığında, başrollerinde Dominic Purcell, Wentworth Miller ve Amaury Nolasco’nun bulunduğu Prison Break’in ayrıca 2 Golden Globe adaylığı ve bu ödülden ayrı olarak kazandığı 4 ödülü mevcut.Kurgu olarak, abisini hapishaneden kaçırma planları yapan Michael Scofield adındaki bir yapı mühendisinin hikayesini konu edinecek olan dizi; inanılmaz bir kırılma anıyla bizleri karşılıyor. Sadece abisini kaçırma planları ile uğraşan Michael, bilerek yaptığı bir banka soygunu sonrasında, abisinin atıldığı hapishaneye düşecektir ve burada kaçış planını uygulamaya başlayacaktır ancak hiç de düşünmediği bir detay, planına ket vurabilir: Mahkumlar. Mahkumların yaşattığı zorluklar, gerilim dolu savaşlar ve Michael’in abisini kaçırmak için giriştiği bu planı şüphesiz izlerken nefeslerinizi tutacaksınız. Prison Break’i web sitemizden kesintisiz olarak, tüm bölümleri ile izleyebilirsiniz.

  • 10. How I Met Your Mother (2005)

    How I Met Your Mother

    Ted Mosby çocuklarını karşısına alır ve onlara uzun mu uzun bir hikâye anlatacağını söyler. Anneleriyle nasıl tanıştığının hikâyesi... Bizleri de geçmişe götürerek hikâyesini anlatmaya başlar. Başarılı bir mimar olan Ted oldukça duygusal bir yapıya sahiptir. Bu duygularının da etkisiyle önünde yapması gereken en önemli şeyin peşine düşer: Hayat arkadaşını bulmak... Bu yol sanıldığı kadar kolay değildir ve her başarısızlık Ted'i biraz daha karamsarlığa sürükler. İşte bu anlarda ona destek olan arkadaşları sayesinde, Ted hayatının aşkına doğru yelken açarken bizleri de eğlendirmeyi başarır. Barney, Marshall, Lily, Robin ve Ted... İşte bu "efsanevi" grup yaşadıklarıyla Ted'i hayatının aşkıyla tanıştıracaktır.

  • 11. Supernatural (2005)

    Supernatural

    Evlerinin yandığı şüpheli bir yangında, annelerinin ölümünden sonra, Sam ve Dean Winchester yaşları büyüdükçe babaları ile yollarda bir hayat yaşamaya başlarlar. Yıllar geçer ve bir av sırasında kaybolan babalarını bulmak için kardeşler bir araya gelirler. Ancak, babaları normal bir avcı değildir: o hayaletler, vampirler, ve ruhlar gibi doğaüstü yaratıkları avlar ve aynı şeyi oğullarına da çok küçük yaşlardan itibaren öğretmiştir. Yol boyunca, Sam ve Dean, masum insanları yaratıklar ve hayaletlerden kurtarmak için büyük bir mücadeleye girerler ve babalarının nerede olduğuna dair ipuçlarını toplarlar.

  • 12. Dexter (2006)

    Dexter

    Dexter, ilk olarak 1 Ekim 2006'da Showtime kanalında gösterilmeye başlayan Amerikan dizisidir. Miami Metro Polis Departmanı'nda kan sıçrama örnekleri analizcisi olarak çalışan, geceleri seri katile dönüşen Dexter Morgan merkezli bir dizidir. Miami' de geçen hikaye Jeff Lindsay'in Dexter romanlarının ilki olan Darkly Dreaming Dexter romanından uyarlanmıştır. Sonraki sezonları Lindsay' in romanlarından bağımsız olarak yapılmıştır. Dizinin ilk bölümünü yazan James Manos tarafından televizyona uyarlanmıştır. Televizyon tarihinin en ilgi gören dizilerinden biridir. Yayın hayatı boyunca 135 farklı ödüle aday gösterilmiş ve bunlardan 34'ünü kazanmıştır. 2 defa da Golden Globe ödülüne layık görülmüştür. 22 Eylül 2013 akşamı Showtime'da yayınlanan 8. sezonun 12. bölümüyle sona ermiştir.

  • 13. The Big Bang Theory (2007)

    The Big Bang Theory

    Karşıt dünyalar çarpışınca... En büyük zevkleri kuantum fiziğine kafa yormak olan üstün zekalı iki arkadaş, güzel bir kızla karşılaşınca ne yaparlar? The Big Bang Theory, işte o karşılaşma anında gerçekleşen büyük patlama ve sonrasını anlatan bir komedi dizisi. Okullarda "inek" olarak tabir edilen öğrencileri hatırlarsınız. Kafalarını kitaptan kaldırmazlar, derslerden daha önemli bir hadise yoktur hayatlarında ve ilerleyen yıllarda ya matematikçi olurlar ya da fizikçi. Bazıları şansı yaver giderse bilim dalında Nobel ödülü bile alabilir. Ama gelin görün ki insanlarla daha doğrusu karşı cinsle ilişkilerin denklemini bir türlü çözemezler. The Big Bang Theory, tam da böyle iki arkadaşın öyküsünü anlatıyor. Leonard ve Sheldon adlarındaki iki arkadaşın oturdukları apartmanda yan dairelerine yeni bir komşu taşınır. Adı Penny olan bu komşu güzeller güzeli bir sarışındır. Üstelik maceralı bir ilişkiden daha yeni sapasağlam ayakta çıkmıştır. Penny, zekaları gereğinden fazla ilerlemiş, ancak kızlar konusunda oldukça geri kalmış bu yeni iki komşusuna hayat hakkında öğretebileceği bir şeyleri olduğunu düşünmektedir. Yaşanacak olanlar da zaman içinde onun ne kadar haklı olduğunu gösterecektir.

  • 14. Breaking Bad (2008)

    Breaking Bad

    Breaking Bad, belki de tüm dünyanın hayranlıkla seyrettiği bir yabancı dizi olarak tarihe altın harflerle kazındı. Türkiye’de de oldukça fazla seveni olan bu dizinin hikayesi, aslında başlangıçta hemen herkesin yaşayabileceği sıradan bir hikayeyken; sonraki dönemde bambaşka olaylara gebe olduğu açığa çıkıyor ve efsane bir kurgu izleyicileri esir alıyor. Öyle ki, bu diziyi izleyip sonrasında diğer dizilere küsen pek çok insan da mevcut. Walter White’ın dram dolu, hüzünlü ancak bir o kadar da mükemmel hikayesini bizlere aktaran Breaking Bad’in IMDB üzerindeki puanı 9,5 iken ve dizi 2013’te final yapmışken; popülaritesinin hala gün geçtikçe artış göstermesi kesinlikle dizinin efsaneliğini de kanıtlayan bir durum olarak karşımıza çıkıyor.Walter White, alelade bir kimya öğretmenidir. Ahlaklı, düsturlarıyla yaşamaya gayret eden ve kesinlikle sıradan bir adam olan White’ın akciğer kanseri olduğunu ve yakında öleceğini öğrenmesi sonucunda yepyeni bir karaktere bürünmesi ise çok sürmüyor. İnanılmaz bir değişimle, kısa sürede öğrencisiyle birlikte dönemin en büyük uyuşturucu karteline dönüşen White; bu düzeyde kurgusal bağlamda da yapıta kara mizah doldurmayı ihmal etmiyor. Dönemin sıklıkla eleştirilerini ve yaşamın ne kadar kısa olduğunu bir kez daha görüp, anladığımız Breaking Bad; izleyicilerini hem üzecek hem de çokça güldürecek bir yapıt olarak karşımızda. Siz de, unutamayacağınız bir yabancı dizi arıyorsanız; beş sezonluk bu harika efsane tarafınıza önerimizdir.

  • 15. Fringe (2008)

    Fringe

    Bilimkurgu, drama ve gerilimin iç içe geçtiği yapımda bir özel ajan, bir bilim adamı ve oğlundan oluşan üçlümüz, bir dizi inanılmaz olayla bağlantılı ölümcül bir gizemi çözmeye çalışıyorlar... Tüm yolcuların ve mürettebatının ölmüş olduğu, içinde hiçbir hayat belirtisi bulunmayan bir uçak Boston Logan Havalimanı'na iniş yapar... Bu gizemli olayı araştırmak üzere, FBI Özel Ajanı Olivia Dunham (Torv) görevlendirilir. Ancak araştırma esnasında ortağı Özel Ajan John Scott (Valley), ölümün kıyısına gelir. Çılgına dönen Dunham, umutsuzca ona yardım edecek birilerini aramaya başlar. Bu durum, özel ajanımızı günümüzün Einstein'ı Walter Bishop'a (Noble) götürür. Ancak Bishop, 17 yıldan fazla zamandır akıl hastanesindedir ve ona ulaşabilmenin tek yolu da asi oğlu Peter'ı (Jackson) yardım etmeye ikna etmekten geçer. Özel Ajan Philip Broyles'ın (Reddick) emrindeki üçlümüz, zamanla o ölümcül uçakta yaşananların, çok daha büyük ve şok edici bir gerçeğin sadece ufak bir parçası olduğunu keşfedeceklerdir...

  • 16. Sons of Anarchy (2008)

    Sons of Anarchy

    Sons of Anarchy, Amerika FX Networks kanalında yayınlanan bir suç, drama dizisidir. Dizi, Kaliforniya'nın küçük bir kasabasında kanun adamlarına karşı kendi yasa dışı varlıklarını korumaya çalışan bir motorsiklet çetesi olan "Sons of Anarchy Motorcycle Club" ve etraflarında geçen olayları anlatıyor. Bu çete, bir yandan içinde bulunduğu kuralsız yaşamı sürdürmeye çalışırken diğer yandan da bölgenin suç ve uyuşturucu ağına karşı direnç göstermek, kasabayı korumak zorundadır. Sons of Anarchy, kısaca Amerika'da uzun yıllar boyunca varlığını sürdürmüş olan motorsiklet çetelerinin yaşamlarını konu alıyor. Jackson 'Jax' Teller (Charlie Hunnam) : Jax, Sons of Anarchy Motosiklet Kulübü'nün kurucusu John Teller'ın oğludur. Bu hayat tarzından başkasını tanımaz. Jax iki tekerlek üzerinde giden bir paradokstur: zeki, hassas, ve hislerini dışa vuran bir karakterken aynı zamanda asabi ve oldukça tepkili bir kişiliği vardır. Gemma Teller Morrow (Katey Sagal) : Jax'ın annesi Gemma Teller Morrow, hayatındaki erkekleri mutlu ve bir arada tutan, tam anaerkil bir kadındır. Ayrıca, gizli ve karanlık sırları vardır. Anaç olduğu kadar da acımasız bir annedir. Tahtını korumak için hiçbir şeyden kaçınmayacak bir kraliçedir. Clarence 'Clay' Morrow (Ron Perlman) : Clarence 'Kil' Morrow, Jax'in üvey babası ve SAMCRO'nun başkanıdır ve "Redwood First 9motosiklet kulübünün kurucu üyelerindendir. Bir çeşit eklem rahatsızlığı (dejeneratif artriti) olan Clay, kendi bedeni üzerindeki hakimiyetini kaybettikçe, çevresine koyduğu kurallar da daha sert ve acımasız olmaya başlar.

  • 17. The Mentalist (2008)

    The Mentalist

    Patrick Jane, geçmişte insanları kendisinin bir medyum olduğuna inandırarak para kazanan bir sahtekârdır. Katıldığı bir televizyon programında, dönemin ünlü seri katili Red John hakkında küçümseyici yorumlarda bulunur ve düşüncesizliğinin karşılığını da eşi ve kızının Red John tarafından öldürülmesi olarak alır. Yaşadığı bu travmanın ardından Patrick Jane umutsuzca eşi ve kızının ölümlerini araştırmak üzere Kaliforniya Araştırma Bürosu (CBI) 'nun kapılarını aşındırır. Dikkatli duyuları sayesinde bir olayı çözen Jane, CBI'a danışman olarak katılır. CBI Ajanı Teresa Lisbon ve ekibi ile cinayet vakalarını çözmeye çalışan Jane'in yine de tek bir arzusu vardır, Red John'u öldürmek...

  • 18. Sherlock (2010)

    Sherlock

    Sör Conan Doyle’un kahramanını günümüze taşıyan Sherlock mini dizisi, dünyanın en ünlü dedektifini modern teknolojiden yararlanan biri olarak sunuyor. Sherlock’u hiç böyle görmediniz! Sir Arthur Conan Doyle’un kahramanı, kendi adını taşıyan dizide karşımıza hiç alışkın olmadığımız bir şekilde çıkıyor. Benedict Cumberbatch’in canlandırdığı Sherlock, çocuksu bir güzelliğe sahip ama üstadın kendisi kadar sürprizlerle dolu. Modern teknolojiden yararlanmaktan da çekinmiyor. Cep telefonu, internet sitesi var. Her ne kadar modern bir Sherlock izlesek de tuhaflıkları, zekası, ruhuyla hık demiş, üstadın burnundan düşmüş. Doctor Who’nun baş yazarlarının kaleminden çıkan mini dizide, Sherlock’un sağ kolu Dr. Watson’ı Bir Otostopçunun Galaksi Rehberi ve Hot Fuzz filmlerinden tanıdığımız Martin Freeman canlandırıyor.

  • 19. Shameless (2011)

    Shameless

    Shameless Tüm zamanların en güzel dizilerinden bir tanesini izlemeye hazır olun. Shameless, Showtime tarafından yapımı üstlenilen ve yaratıcısı Paul Abbott ile birlikte günümüzün en komik yapıtlarından biri olmayı başarmış; bunun yanında oyuncuları ile de karakterleri özdeşleştirmeyi gayet iyi bir biçimde başarabilmiştir. Bakıldığında, yapımına son hız devam edilen Shameless’ın geçtiğimiz yıllarda Türkiye versiyonu ile, elbette Türk oyuncu kadrosuyla geleceği konuşuluyordu; öyle ki Türk oyuncuların hangi karakterleri oynayabileceği minvalinde gönderiler bile sitelere düşmüştü ancak bundan bir sonuç alınamadı. Başrollerinde Emmy Rossum, William H. Macy, Ethan Cutkosky gibi oyuncuların bulunduğu Shameless IMDB üzerindeki 8,7 puanı ile de dikkatleri üzerine çekmeyi biliyor. Ortalama 46 dakikalık her bölümü ile sizlere güldürü niteliği bol bir yapıt sunan Shameless’ın kurgusu ise hem sahtekar, hem düzenbaz, hem alkolik, hem de kurnaz olan bir adama odaklanıyor. Frank Gallagher, ailenin babası olarak bu niteliklerin hepsine sahipken, aileden de dürüst ve uysal olmalarını beklemek biraz iyimserlik olur… Chicago’nun en kendine has ve orijinal ailelerinden bir tanesi olan Gallagher ailesinin sizlere sunduğu pek çok macera, sizleri güldürürken aynı zamanda bir aile komedisi olduğundan içinizi de ısıtacak. En çok oylanan diziler sıralamasında, IMDB üzerinde 104. Olan Shameless; ayni zamanda bir Golden Globe adaylığına da layık görülmüş. Ayrıca dizinin globalde 11 ödüle sahip olduğunu da belirtelim.

  • 20. Person of Interest (2011)

    Person of Interest

    Kameralar her yerde! İzliyorlar, dinliyorlar, kaydediyorlar... Sizin hakkınızda her şeyi biliyorlar! Peki siz onlar hakkında ne biliyorsunuz? Gizemli bir işadamı olan Mr. Finch, ileride işlenecek suçları önceden önlemeyi hedefleyen bir bilgisayar programı geliştirir. İlginç bir karaktere sahip bu milyoner işadamı elindeki programı hayata geçirebilmek için resmi kayıtlarda ölü olarak geçen Reese adlı eski bir CIA ajanıyla anlaşır. Kendi kaynakları ve teknolojisiyle, Reese'in yetenekleri ve sezgilerini birleştiren Mr. Finch'in amacı; gelecekte işlenecek olan suçları henüz suçlular eyleme geçmeden önlemektir.

  • 21. House of Cards (2013)

    House of Cards

    Politik dram sever misiniz? Evet, yanlış duymadınız; hem politik, hem de dram temalı bir yabancı diziyle karşınızdayız. House of Cards; size politikada da aslında büyük dramların yaşandığını kanıtlıyor ve arkasında oldukça ünlü isimlerin bulunduğu, harika bir Netflix yapıtı olarak karşınıza çıkıyor. Michael Dobbs’un uzun süre önce kaleme aldığı aynı isimli romanından ve 13 bölümlük mini BBC dizisinden uyarlama olarak sunulan bu Netflix yapıtı; Washington D.C.’de geçiyor. Demokrat Parti mensubu, başarılı ve kariyer sahibi Frank Underwood’un hikayesine odaklandığımız yapıtta; Underwood rolünü hakkıyla yapan Kevin Spacey başrolde bulunuyor. Kevin Spacey ve House of Cards ekibinin sadece ilk sezonunda tam dokuz Emmy ödülü kazandığını bilmekteyiz.ABD Dışişleri Bakanı olmak isteyen ve olmasına da kesin gözüyle bakılan Frank Underwood’un yerine, bu makama başkasının getirilmesi sonucunda, kolları sıvayan ve hırslı gelecek yılların kapısını aralayan Underwood; bu kez başkanlığa doğru yol alan bir politikacı olmak isteğiyle sahneye çıkmıştır. Politika dünyasındaki günlük ve stresli pek çok işi kotaran, bunun yanında başarılı kariyeri sayesinde pek çok bağlantısı da bulunan Demokrat Parti üyesinin nihayetinde amacına ulaşıp ulaşamayacağı bilinmezken, dizide politikadaki pek çok etmeni hem kara mizah hem de eleştiri şeklinde çok hoş bir biçimde görebilmekteyiz. Siz de, politika temalı dizileri izlemeyi seviyor ve karakter bazlı öykülerden zevk alıyorsanız, House of Cards; kesinlikle önerimizdir.

  • 22. Black Mirror (2011)

    Black Mirror

    Distopyaları okumayı sever misiniz? Peki, size her bölümü ayrı bir distopya olan, harika bir dizi önerisi sunsak, nasıl olur? Black Mirror, Charlie Booker yaratıcılığında tüm zamanların en büyük ve en yaratıcı yapıtlarından bir tanesi olarak görülüyor. IMDB puanı 8,9 olan yapıtın, her sezonu üç yahut dört bölümden oluşuyor ancak her bölüm, bir sinema filmi tadında, aynı zamanda sizleri derin düşüncelere yönlendiriyor. Popülaritesi 2011 yılından, yani ilk sezonundan bu yana düzeyli bir biçimde yükselmeye devam eden Black Mirror’un günümüzde Netflix üzerinden yayına verildiğini bilmekteyiz. Türkiye’de de çok fazla izlenen ve milyonlarca hayranı bulunan dizinin en çok oylanan yapıtlar arasında 41. sırada olması da şüphesiz bunu kanıtlıyor. Uluslararası alanda 3 farklı ödüle ve 41 farklı adaylığa layık görülen Black Mirror, Türkçeye “Kara Ayna” olarak çevrilebiliyor.Teknoloji, dünyanın daha da çağdaşlaşmasını sağlayan bir gelişimden mi ibarettir, yoksa günümüzde yaşamakta bulunduğumuz teknoloji çağı bizi esir alan, her yanımızı saran ve bizi bir köle gibi kullanan çağı mı tasvir eder? Hangisi, size daha yakın geliyorsa, onu seçmekte özgürsünüz ancak Black Mirror’u izledikten hemen sonra şüphesiz her iki görüşün sempatizanlığını da yapamayacaksınız. Oldukça kolay bir soruya, her bölümde sizi dumur edecek senaryolarla yanıt veren Black Mirror, herkesçe izlenmesi gereken ve “sorgulama” terimini bir kez daha izleyicilerin hayatına sokan bir yapıt.İyi seyirler!

  • 23. Altered Carbon (2018)

    Altered Carbon

    Altered Carbon izleyicileri, İngiliz yazar Richard K. Morgan’ın 2002 yılında yayınlanmış olan aynı isimli romanının diziye uyarlanmış haliyle karşılaşıyorlar. Dizi, bilim kurgu ve fanteziyi bir arada sunuyor. Hikaye, 25. Yüzyılda geçiyor. Yani gelecekte. Temel olarak insan zihninin dijitalleşmesi üzerine yoğunlaşılan dizide ruhlar bir bedenden diğerine transfer edilebilse neler olurdu üzerinde duruluyor. Takeshi Kovacs eski bir yıldız savaşçısıdır ve 500 yıl boyunca hapis edilir. Sonunda istemediği bir geleceğe indirilerek geri döner. Ölümün modası geçmiştir ve bu dünyada yeni bir yaşam için çözmesi gereken gizemler vardır.

  • 24. Vikings (2013)

    Vikings

    Vikings türkçe dublaj izleme rekorları kıran efsane diziler arasında yer almaktadır. Dizi 8.yüzyılın İskandinavya’sında geçmektedir. Bu zamanların zorlu yaşam koşullarında bir çiftçi olan Ragnar Lothbrok’un nasıl savaşçıya dönüştüğünü ve ailesinin öyküsünü konu alır. Savaş tanrısı olan Odin’in soyuna mensup olduğu olduğu düşünülen Ragnor’un korkusuz ve acımasız olan adamları ile birlikte denizlerde yaşadıkları, savaşları ve intikamları konu edinilir. Dizi Vikinglerin savaşçılığına ve tüccar zekâsına atıflarda bulunarak onların saklı kalmış yönlerini ekranlarda sunmuştur. Dizinin türü tarihi drama, dönem dizisi olarak gerçek Avrupa efsanelerine dayanır.

  • 25. Peaky Blinders (2013)

    Peaky Blinders

    Peaky Blinders Türkçe Dublaj izle, Birinci dünya savaşı sonrasında İngiltere'de yasadışı faaliyette olan birçok çete piyasaya hakim olmuş durumdadır. Bunlardan bitanesinde soygunculuk ve at yarışıyla para kazanan Peaky Blinders'dır. Polislere rüşvetler yedirip sürekli paçayı kurtaran çetemiz bir soygunda yanlışlık yapınca başına bela olacak yeni müfettişin şehre gelmesine sebep olacaklardır.

  • 26. The 100 (2014)

    The 100

    The 100 Türkçe Dublaj izle, Nükleer felaket sonrası yaşananları ele alan bir temaya sahip The 100 dizisinde dünyanın yok olmasının ardından hayatta kalan tek kişiler nükleer felaketin yaşandığı sırada uzay istasyonlarında kalan toplamda 400 kişidir. Bu kişilerden doğan yeni nesillerle birlikte toplamda sayıları 4 bine kadar ulaşan insanlar birbirine bağlı hale gelmiş olan istasyonlarda hayatta kalmaya çalışmaktadır. Kendilerine ait bir düzen kurmayı tercih eden topluluk idam cezası gibi tartışmalı uygulamalara da sahiptir. The 100 izleyerek tekrar yaşanabilir bir dünya olup olmadığını görmek için dünyaya gelen insanların hikayesini görebilirsiniz.

  • 27. Narcos (2015)

    Narcos

    NetFlix'in yeni dizisi Narcos, uluslararası bir uyuşturucu şebekesini çökertmeye çalışan narkotik şube ve olayların merkezinde yer alacak DEA ajanı Javier Pena'nın yaşayacağı maceraları konu alıyor. Dizinin başrolünde Javier Pena karakteri ile en son Game of Thrones dizisinde yer alan Pedro Pascal (Oberyn Martell) ve Pablo Escobar rolü ile Wagner Moura yer alıyor. Yönetmenliğini Robocop'ta yer almış José Padilha'nın üstleneceği dizinin yapımcılığını ise Hemlock Grove dizisinden de yer almış Eric Newman üstlenecek. Dizide ayrıca Joanna Christie, Maurice Compte, Stephanie Sigman gibi oyuncularda yer alıyor. 1989 yılında Forbes tarafından hazırlanan listede dünyanın en zengin yedinci kişisi olarak gösterilen, Medellin Uyuşturucu Karteli'nin Kolombiyalı ünlü baronu Pablo Escobar'ın gerçek hayat hikayesinden uyarlanan dizi, dünya çapına yayılmış bir uyuşturucu şebekesini engellemeye çalışan kolluk kuvvetlerini konu edinecek. Uyuşturucu İle Mücadele Dairesi’nde (DEA) çalışan Meksikalı bir ajan olan Javier Pena (Pedro Pascal) ünlü Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçısı Pablo Escobar’ı (Wagner Moura) yakalamak için Birleşik Devletler tarafından Kolombiya’ya yollanır..

  • 28. The Blacklist (2013)

    The Blacklist

    Türkiye’de son dönemde popülerleşip oldukça fazla hayran edinen bir yabancı dizi olarak The Blacklist’in aslına bakarsanız Türk versiyonları da yok değil. Günümüzde, tamamıyla uyarlanamasa da, The Blacklist alternatifi olabilecek pek çok Türk dizisi mevcut ve belki de izleyiciler bu sebepten The Blacklist’i kendilerine oldukça yakın gördüler. IMDB üzerinden 8,1 gibi çok başarılı bir puan alan The Blacklist, suç, dram ve gizem ögelerini sevenler için biçilmiş kaftan bir polisiye. Yaratıcısı Jon Bokenkamp’ın akıl dışı kurgusu ve bağlantıları oldukça iyi sürdürebilmesi ise sizleri çok şaşırtıyor zira bir bölümde olan, herhangi bir olayı; birkaç bölüm sonra çok başka bir olayla bağlantılı olarak bulabiliyorsunuz. Başrollerinde James Spader, Megan Boone, Diego Klatenhoff gibi isimlerin bulunduğu The Blacklist’in 2 Golden Globe adaylığının bulunduğunu da belirtelim. Dizi, kurgu olarak uzun süredir aranan bir suçlu üzerine odaklanıyor. Bakıldığında, bu suçlunun bir anda, kimsenin beklemediği bir günde teslim olması ve gözaltı boyunca bazı bilgileri, sadece bir şartla verebileceğini belirtmesi; yine polislerin şaşırdığı bir diğer durum. Şart ise çok basit: Kendisi ile hiçbir ilişkisi olmayan bir FBI ajanı olarak Elizabeth Keen ile çalışmak. Eğer, Elizabeth Keen ile çalıştırılırsa, dünyaca ünlü suçlu; bugüne kadar çalıştığı bütün isimlerin yerini vermekle kalmayacak aynı zamanda eşsiz birtakım bilgiler de sunacaktır. 

  • 29. Rick And Morty (2013)

    Rick And Morty

    Rick and Morty Ortalama 22 dakikalık bir animasyonun dünya çapında ün kazanması ve macera, komedi etmenleriyle nam salmasını şaşırtıcı buluyorsunuz değil mi? Rick and Morty, sadece bir animasyon değil, belki de dönemin en iyi yapıtlarından bir tanesi... 2013’te İlk kez yayına alınan Rick and Morty, Dan Harmon ve Justin Roiland’ın eseri. Bugüne kadar IMDB üzerinden 9,3 gibi çok ama çok başarılı bir puan toplamayı başaran Rick and Morty, az buz da değil, tam 120 binden fazla kişi tarafından oylanmış. Bu da onu en çok oylanan diziler sıralamasında 8. sıraya yerleştiriyor. Uluslararası alanda 4 farklı ödül ve 9 farklı ödül adaylığına sahip olan Rick and Morty; genelde yetişkinlere yönelik olarak önerilse de her yaştan insanın izleyebileceği türden bir animasyon olduğu aşikâr. Bir dede ve torunun hikayesini izleyeceğimiz Rick and Morty’de çılgın profesör Rick ile öncelikle karşılaşıyoruz. Yaşlı bir adam olan Rick’in torunu Morty ile yaşadığı tehlikeli ve heyecan dolu maceralar ise bir yaşlı için hiç de uygun değil; ancak çok eğlenceli. Dönemin en çok beklenen ve herkesçe sevilen animasyonlarından Rick and Morty’e muhakkak bir şans vermenizi tavsiye ediyoruz zira izleyen herkes, bugüne kadar böyle bir animasyon izlemediklerini, hatta böylesine güzel bir diziyle karşılaşmadıklarını belirtiyorlar. Şimdiden iyi seyirler!

  • 30. Better Call Saul (2015)

    Better Call Saul

    Breaking Bad sever misiniz? O halde, sizleri biraz yakına alalım. Global düzeyde efsaneleşen bir dizi olarak Breaking Bad’in yaratıcıları Peter Gould ve Vince Gilligan, karşınıza Better Call Saul ile çıkıyor. Efsane dizinin absürd ve bir o kadar da sıradışı karakteri Avukat Saul Goodman’i Breaking Bad’de birkaç kez görmüş olmalısınız. Bu kez, bu avukat başrolde sizlere muazzam anlar yaşatmak için geliyor. IMDB üzerinde 8,7 gibi oldukça yüksek bir puana sahip olan Better Call Saul’da; Saul Goodman’in hayat hikayesini izleyeceğiz. Dönem dönem Breaking Bad’den oyuncuların da katılacağı bu kurguda, Saul Goodman’ın kariyerine başladığı yer olan ceza avukatlığı dönemi işlenecek gibi görünüyor. Yine, kara mizah ve benzeri etmenleri bolca kullanacak olan Vince ve Peter ikilisi; popülaritesi gittikçe artan bu dizinin ikinci bir efsane olacağına kesin gözüyle bakıyorlar.Bilindiği gibi, Breaking Bad de; daha çok karşımıza çıkardığı olaylar ve yaşattığı çarpıcı anlar ile hafızamıza kazınmış bir dizi haline gelmişti. AMC yapımı Better Call Saul da; Saul Goodman’ın zeki, çevik ve oldukça kurnaz halini kurguya olabildiğince güzel bir biçimde yedirmiş ve ortaya hayli iyi bir suç ve dram dizisi çıkmış.Başrollerinde Bob Odenkirk ve Mike Ehrmantraut gibi isimleri izleyeceğimiz Better Call Saul; iki kez Golden Globe ödüllerine aday gösterilmiş bir dizi olarak, kesinlikle izlenmeyi hak ediyor.

  • 31. The Flash (2014)

    The Flash

    Küçük yaşta annesinin ölümüne tanık olarak bir trajedi yaşamış Barry Allen, Central City polis merkezinde suçluların arkalarında bıraktıkları izleri toplayan bir adli tıp görevlisidir. S.T.A.R Laboratuvarları'nın parçacık hızlandırıcısı, hata nedeniyle bir patlamaya sebep olur. Bu patlama hava durumunu değiştirir ve Barry Allen'a bir şimşek çarpar. Bu şimşek onda aşırı hızlı hücre yenilenmesine sebep olur. Kırılan kolu 3 saat içinde iyileşmiştir. Kalbi o kadar hızlı atmaktadır ki hastanedeki makineler ölçemez. Fakat en önemlisi süpersonik bir hıza ulaşmıştır. İlk bölümde saatte 720 km hızda koşmuştur. İmkânsızı kovalarken kendisi imkânsız olan Barry bu gücünü insanları kurtarmak için kullanır. Central City'de adaleti sağlamanın yanındaki hedefi ise annesinin katilini bulmaktır. Fakat ilerki bölümlerde Earth-2'dan (İkinci Dünya) gelen Zoom'la olağanüstü bir savaşları olacaktır. Zoom'la olan savaşında pek şansı olmayan Barry Allen'a yardım eden Earth-2'dan gelen ve kızı Zoom'un elinde olan Dr.Wells ve Earth-2' dan gelen Jay Garrick (The Flash) yardımcı olmaktadır.

  • 32. Gotham (2014)

    Gotham

    2014 Yılında yayına alındığı vakit hiç şüphesiz kimse Gotham’dan bu başarıyı beklemiyordu ancak Fox’un en başarılı yapıtlarından biri olmayı çok kısa bir sürede başarabilen Gotham aynı zamanda IMDB’de de popülaritesi gün geçtikçe artan, yayın hayatına devam eden ve 7,9 puana sahip olan bir dizi olarak karşımıza çıkıyor. Bruno Heller’ın yaratıcılığında ortaya çıkan Gotham, başrollerinde Ben McKenzie, Jada Pinkett Smith, Donal Logue gibi isimleri içeriyor. Aslında, Batman filmlerinden sıklıkla gördüğümüz Gotham şehrini konu alan yapıt, bunu Batman karakterinden bağımsız yapan ilk yapıt olma özelliğini de ek olarak taşıyor diyebiliriz. Peki, Batman olmaksızın bir Gotham şehrini düşmanlardan kim, nasıl koruyordu? Batman, Gotham şehrinde doğmadan önce, sıklıkla Batman filmlerinde ve dizilerinde gördüğümüz James Gordon’un hikayesine odaklanacak olan Gotham dizisinde şehrin suçlulardan nasıl arındırıldığını ve adaletin nasıl sağlanabildiğini görmekteyiz. Gordon’un Batman ile tanışmadan önceki kariyerini konu edinen Gotham’ın bu niteliğiyle birlikte “Batman acaba kurguya katılır mı” sorusu da hayranların sorduğu ilk sorulardan bir tanesi. Bu soruya kesin bir cevap veren Bruno Heller, herhangi bir biçimde Gotham’ın kahramanının bu dizide olmayacağını belirtiyor.Aksiyon, suç ve dram ögelerini seven herkes için biçilmiş kaftan bir dizi olarak rahatlıkla sunulabilen Gotham’ın her bölümünün daha heyecanlı ve her sezonunun çok daha kapsamlı olduğunu belirtmekte fayda var. İyi Seyirler!

  • 33. Lucifer (2016)

    Lucifer

    Muhtemelen yaratıcısı Tom Kapinos dahilinde, kimse Lucifer’ın böyle büyük bir başarıya ulaşacağını tahmin etmiyordu. IMDB üzerinde izleyiciler tarafından 8,3 puanla nitelendirilen, tüm zamanların en beğenilen fantastik dizilerinden bir tanesi olmayı başaran Lucifer; fantastik temasıyla polisiyeyi layıkıyla birleştiren harika bir yapıt olarak karşımıza çıkıyor. Başrollerinde Tom Ellis, Lauren German, Kevin Alejandro gibi isimlerin bulunduğu Lucifer; 2015 yılından bu yana izleyici kitlesini büyütmeye ve her sezon bambaşka kurgularla izleyicilerini heyecanlandırmaya devam ediyor. Özellikle Lucifer Morningstar ismi ile şimdiden özdeşleşen Tom Ellis’in harika performansı, Lucifer’ın bu denli tutulmasında ve izlenmesinde şüphesiz büyük bir etken. Bir DC Comics çizgi romanı kahramanı olan Lucifer Morningstar; isminden de anlaşılabileceği gibi cehennemi yönettiği varsayılan şeytandır. Pek çok dizide farklı alanlarda gördüğümüz şeytan yahut Lucifer; bu kez cehennemi yönetmekten oldukça sıkılıp dünyamıza inmiş halde görüntüleniyor. Evet, yanlış duymadınız; Lucifer, Los Angeles’ın ihtişamlı bölgelerinin birinde Lux adında bir barın sahibi olarak yaşamını sürdürmeye devam ediyor. Lux adındaki barını işletirken, cehennemdeki karışıklıkları kendi içerisinde ignore eden ve tabiri caizse takmayan Lucifer’ın bir yandan cehenneme, yani krallığına dönmesini isteyen bir grup varken; bir yandan da kendisinin dünya üzerinde uğraşmak istediği pek çok insan mevcuttur. Her bölümü yaklaşık 40 dakika süren bu dizide, siz de eğlenebilir ve aynı zamanda kurgunun sürükleyiciliği ile bir süre sonra kendinizi kaptırmışken görüntülenebilirsiniz.İyi Seyirler!

  • 34. Mr. Robot (2015)

    Mr. Robot

    2 Golden Globe ödülünü henüz ikinci sezonundayken kazanan, tüm zamanların en iyi yapıtlarından bir tanesi olarak görülen Mr. Robot; IMDB üzerindeki 8,7 puanıyla da bunu kanıtlamayı başarıyor. “Kontrol, bir illüzyondur” sloganıyla özellikle iki sezonda da izleyicilerini tabiri caizse dumur etmeyi başarmış, senaryosu ile oldukça şaşırtan Mr. Robot; gündüzleri bir bilgi işlem ve siber güvenlik firmasında çalışan; geceleri ise anti-sosyal bir hacker olan Elliot Alderson’un hikayesine odaklanıyor. Yaratıcı Sam Esmail, son dönemin gördüğü en büyük yazarlardan bir tanesi ve Mr. Robot’a yazdığı kurguyla bu niteliğini bir kez daha perçinliyor. Başrollerinde Rami Malek, Christian Slater, Portia Doubleday gibi isimlerin bulunduğu Mr. Robot’ta; geceleri anti-sosyal bir hacker olan Elliot’un kendi başına, mikro dünyasında adaleti sağlamaya çalışırken buluyoruz. Zamanla dikkatleri üzerine çeken Elliot, bir süre sonra birileriyle tanışıyor ve farklı bağlantılar aracılığı ile “iletişime geçilmek istenen adam” oluyor. Tüm ülkeyi çökertecek bir operasyonun baş karakteri olması istenen Elliot’un bu teklife cevabı, elbette dizinin tüm seyrini değiştiriyor. Siz de, hem gerilim dolu hem de bilgisayar, teknoloji ile ilgili dizileri seviyorsanız; bunun yanında sistem eleştirisi ve kara mizah ilginiz varsa, Mr. Robot’u şiddetle tavsiye ediyoruz. Özellikle ikinci sezonundan sonra çok büyük sponsorluk anlaşmalarına imza attığı söylenen Mr. Robot’un sonraki bölümlerinin, görüntü yönetmenliği olarak da üzerine katılarak geleceğinden şüphe yok gibi.

  • 35. Stranger Things (2016)

    Stranger Things

    Stephen King esintilerini görebileceğiniz dizi 80’li yıllarda geçmektedir. Dört yakın arkadaştan birisinin bodrum katında oynanan oyundan sonra Will, evine gitmek için yola çıkar. Bisikletiyle eve giderken yolda takılıp düşer ve tanımlanamaz bir varlığı görür. Korkuyla eve giden Will, o günden sonra kaybolur. Stranger Things izlediğinizde Will’in kaybolması üzerine yapılan soruşturmalarla ve başkarakterlerimizin çabalarıyla hükümet tarafından gizlice yapılan deneylerin olduğu laboratuvarın varlığı keşfedildiğini göreceksiniz. Hawkins kasabası bilinmez bir varlık tarafından tehlike altındadır ve bununla mücadele etmek dört küçük kahramanımıza kalmıştır.

  • 36. Dark (2017)

    Dark

    Dünyanın gözü iki küçük çocuğun kaybolduğu, bir Alman kasabası olan Winden’dadır… Çocukların kaybolması, dört aile arasındaki karmaşık ilişkileri ve yaşanan çifte hayatları ortaya çıkarır. Her biri bir saatlik, on bölümden oluşan dizide, izleyici gizemli bir şekilde aynı kasabada 1986 yılında yaşanan olaylara sürükleniyor. Geçtiğimiz Şubat ayında düzenlenen 89. Akademi Ödülleri’nde, Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde aday gösterilen Danimarka yapımı Land of Mine filmiyle tanınan 20 yaşındaki Louis Hofmann‘ın başrolünde yer aldığı Dark’ta Hoffman’a Anna König, Roland Wolf, Louis Hofmann ve Jördis Triebel gibi sektörde ismini çok sık duymadığımız oyuncular eşlik ediyor.

  • 37. La casa de papel (2017)

    La casa de papel

    Profesör lakabıyla bilinen gizemli bir adam yüzyılın en büyük soygununu yapmaya karar verir. Profesör ince eleyip sık dokuyarak ülkenin dört bir yanından kendi alanlarında ünlü kişilerden oluşan bir ekip toplar. Kusursuz bir plan için beş ay yeterlidir. Bu beş ayı eve kapanarak, her ihtimali ölçerek, tartarak, planlayarak ve ek planlar yaparak geçirirler. Süre dolduğunda ise ellerinde kusursuza yakın bir plan vardır. Ancak unuttukları bir şey vardır, bir soygunun başarıya ulaşması için kusursuza yakın bir plan kadar ekip de kusursuz olmalıdır.

  • 38. Spartacus (1960)

    Spartacus

    Trakyalı bir köle olan spartaküs( Kirk Douglas) bir galadayötör olarak yetiştilir.varinia isminde bir bayan aşık olur... ve o anki rejime isyan eder. yalnız onun isyanının bir farkı tüm kölelerde özgürlük için bir kıvılcım yakmasıdır.Sayısız oscar sahibi bir film olan ''spartacüs'' 60' lı yıllara damgasını vurmakla kalmayıp, günümüze demokrasi açısından bir pencere açmıştır..